Çorum - Tarihi ve Turistik Yerleri

Bu konu 'Her Çeşit' forumundadır ve cevaa tarafından 28 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. cevaa

    cevaa
    Expand Collapse
    İmparator
    Emekli

    Katılım:
    26 Şubat 2011
    Mesajlar:
    27,595
    Konular:
    7,714
    Kuleler ve Kaleler

    Saat Kulesi: l894 yılında Çorum'lu Beşiktaş  Muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından yaptırılmış olup, yüksekliği  27.5 m.dir. İlimizin tarihi bir simgesidir.

    Çorum Kalesi:  Selçuklu mimari özelliği taşıyan Çorum Kalesinde halen iskan mevcuttur.  Şehrin güneyinde yüksek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Kare planlı olup,  80x80 ebatındadır . Yüksekliği 7.35 m. Duvarların genişliği 2.40  metredir. Kalenin kapısı kuzeyde olup, 2.70x3.30 m. Ölçüsündedir.  Kalenin içerisinde büyük bir mescit bulunmaktadır. Kalenin kitabesi  olmadığı için kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Danişmend veya  Selçuklu Dönemine tarihlenen kalede düzgün kesme taş, moloz taş, Roma ve  Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmıştır.

    İskilip  Kalesi: Yüz metre yükseklikte, üç tarafı kayalık üzerine inşaa  edilmiştir. Güneye bakan bir kapısı, kale içinde sol tarafta bir zindan  odası vardır. Dört tarafında burçlar bulunmaktadır.

    Osmancık  Kalesi: Yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olan kalenin surlarının  uzunluğu 250 m. Yüksekliği 30 m.dir İlk defa kimler tarafından yapıldığı  kesin olarak bilinmemekle birlikte Roma Devrinde yapılmış olduğu  sanılmaktadır. Kaleden Kızılırmağa gizli yollar mevcuttur. Kale duvarı  örgülerinde Horasan harcı kullanılmıştır. Kale içinde kayalar oyularak  yapılmış bir hamam harabesi mevcuttur. Kalenin ön kısmında bir kitabe,  gözlemci yeri, kapısı ve burçlardan kalıntılar bulunmaktadır.

    Sungurlu  Saat Kulesi: l892 yılında kaymakam Edip Bey tarafından yaptırılmıştır.  İnşaat malzemesi olarak kesme taş kullanılan saat kulesi, kaide ve saç  örgü kısmı dahil sekiz kısımdır. Saat çelik halat ve 50 kğ . lık kovalar  vasıtasıyla çalışmaktadır.

    Camiler ve Türbeler

    Ulu  Cami: Selçuklu sultanı Alaattin zamanında azatlı kölesi Hayrettin  tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. II. Beyazıt zamanındaki depremde  harap olduğu için onarılan camii, IV. Murat zamanında Sultan Muradi Rabi  Camii olarak adlandırılmıştır. Camiinin M.1306 tarihli minberindeki H.  707 tarihli kitabe camiinin de bu dönemde yaptırıldığını  düşündürmektedir.

    Hıdırlık Cami: Hz . Muhammed'in yakın  arkadaşlarından ve onun sancaktarı Süheyb -i Rumi'ye saygı nişanesi  olarak eski caminin yerine 2. Abdülhamit zamanında Yedi Sekiz Hasan  Paşa'nın isteği üzerine H. 1307 yılında inşa edilmiştir.

    Şeyh  Muhittin Yavsi Camii: İskilip ilçesinde bulunan cami İslam alimlerinden  Ebussuud Efendi'nin babası Şeyh Yavsi tarafından yaptırılmıştır.Tek  kubbeli olarak yapılan caminin içerisinde ; daha sonra Ebussuud  tarafından yaptırılan babasının türbesi vardır. Ayrıca , cami önünde  Şeyh Yavsi'nin diktiği söylenen ulu bir karaağaç bulunmaktadır. Son  yıllarda onarım gören caminin aslına zarar verilmemiştir.

    Evlik  Köyü Cami ve Türbesi: İskilip ilçesine bağlı evlik Köyü'nde  bulunmaktadır. Camii ve türbede Fatih'in hocası Aksemsettin'in oğlu  (Nurum Hûda) ve aile efratlarının mezarları bulunmakta olup, camii ve  türbenin yapımında ahşap malzeme kullanılmıştır.

    Kulaksız Camii: H.1230 (1830) yılında yaptırılan caminin kitabesi yoktur. 1803 yılında onarım görmüştür.

    Elvançelebi  Camii ve Türbesi: Mecitözü İlçesi, Elvançelebi beldesinde yer  almaktadır. Orjinalde zaviye olduğu düşünülmektedir. Yapının cami  kısmındaki kitabede H.681 (M.1282-83), türbe üzerindeki kitabede ise  H.707 (M.1307) tarihleri bulunmaktadır.

    Hamamlar

    Paşa  Hamamı: 1487 yılında Tabettin İbrahim Paşa Bin Hacı Bey tarafından  yaptırılmıştır.Osmanlı dönemi eserlerinden olup, halen çalışmaktadır.

    Güpür  Hamamı: Merkez de Ulu camii karsısında bulunan hamam 1436 yılında  yapılmıştır. Osmanlı dönemi mimari özelliğini taşır. Şu anda bakım  çalışmaları devam etmektedir.

    Ali Paşa Hamamı (Yeni Hamam): Saat  kulesi yanında olup, bu hamam ilin en büyük hamamıdır. Erzurum beyler  beyi olan Ali Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmıştır.

    Hanlar ve Köprüler

    Veli  Paşa Hanı: Plan ve mimari açısından Osmanlı Çağı hanlarına örnek teşkil  eden han 1000 m2 lik bir alan kaplar. Ahşap han iki katlı olup,  yalnızca ön cepheye bakan köşk bölümü üç katlıdır.

    Menzil Hanı:  Hacıhamza Kasabasında olup, eski tarihi yol üzerindedir. Dikdörtgenli  plan olup, kemerler üzerine oturtulmuştur. Beşik tonoz örgülüdür. Camisi  ve hamamı ile bir Osmanlı Külliyesi olan yapının günümüze bazı  kısımları ulaşabilmiştir.

    Osmancık Koyunbaba Köprüsü: Osmancık  ilçesindeki köprü , Osmanlı Sultanı ll . Beyazıt zamanında 1489 (H.889)  yılında inşasına başlanıp , 1491 (H.895) yılında tamamlanmıştır. 250 m.  Uzunluğunda 7.5 m. Genişliğinde olup, 15 gözlüdür. Köprünün kuzey  kısmında ve kalenin dibindeki kayalıkta kitabesi mevcuttur.

    Köprü,  sayıları çok az klasik Türk sanatı eserlerindendir. Kızılırmak  üzerinden yaklaşık 500 yılından beri sanat abidesi olarak durmakta ve  bugün de hizmet vermektedir.

    Tarihi Çorum Evleri

    Çorum'un  eski evleri Türk toplumunun geleneksel yapısı ile bütünleşmiştir.  Sözkonusu evlere; Çorum'un Çepni , Karakeçili, Devane gibi eski  mahalleleri ile İskilip, Sungurlu ve Kargı'da rastlanılmaktadır.

    Korunan Alanlar

    Boğazköy Alacahöyük Milli Parkı

    Çorum - Alacahöyük Tarihi Milli Parkı

    Yeri: İç Anadolu Bölgesinde , Çorum ili Sungurlu ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

    Ulaşım:  Milli Park alanına,Sungurlu-Çorum karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup  saha Sungurlu'ya 26 km.,Yozgat'a 29 km., Ankara'ya 208 km.mesafededir .

    Özelliği:  Milli Parkın ana kaynak değeri, tarih ve arkeolojidir. Anadolu'nun en  önemli medeniyetlerinden biri olan Hitit uygarlığının merkezi Boğazköy (  Hattusas )'ün kalıntılarını içerisine alan Milli Parkta başlıca yapılar  surlar,surlardaki kapılar ve tünel, Büyükkaledeki saray arşiv binası ve  mabetlerdir.

    Boğazköy'ün 2 km. kuzeydoğusunda Hitit başşehrinin  dışında bulunan Yazılıkaya Açıkhava mabedine, Sungurlu'dan Boğazkale'ye  gelirken köye girmeden sola sapılan bir yol ile ulaşılır. Anadolu'da  bilinen ilk Panteon olan Yazılıkaya'da Hitit'lerin kralı, kraliçe,tanrı  ve tanrıçaları rölyefleri yer almıştır.

    Saha, doğal değer  açısından; insan eliyle Anadolu Platosunun flora ve faunaya yapılan  tahribatı göstermesi sebebiyle örnek bir görünüm sunar. Orman örtüsünün  yerini antropojen step araziye bırakması sonucu fauna değişmiştir. Genel  olarak saha, çiftlik ve otlama için kullanılan hemen hemen ağaçsız bir  step görüntüsü kazanmıştır.

    Görülebilecek Yerler: Hitit  Uygarlığının merkezi Boğazköy ( Hattusas )'ün kalıntıları, surlar,  kapılar ve tünel, Büyükkale'deki saray arşivi binası ve mabetleri ile  Anadolu'da bilinen ilk Panteon olan Yazılıkaya'daki Hitit'lerin  kralı,kraliçe,tanrı ve tanrıça röliefleri Milli Park alanında  ziyaretçilerin görmesi gerekli yerlerdir.

    Mevcut Hizmetler ve  Konaklama: Milli Parkın yoğun ziyaretçi dönemi Mayıs-Ekim ayları  arasıdır. Konaklama ihtiyacı Boğazkale köyünden karşılanabilir.

    Çatak Tabiat Parkı

    Çorum - Çatak Tabiat Parkı

    Yeri: Orta Karadeniz Bölgesinde Çorum ili Merkez ( Laçin ) ilçesi sınırları içerisindedir.

    Ulaşım: Tabiat Parkına Çorum- Laçin karayolu ile ulaşılır. Çorum'a takriben 17-20 km. uzaklıktadır.

    Özelliği:  Doğal yapısı manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması  nedeniyle sahanın 387.5 hektarlık bölümü 1984 yılında ayrılmıştır.

    Sahada  hakim ağaç türü karaçamdır. Az miktarda sarıçam görülmektedir. Tilki,  tavşan, kurt, ötücü kuşlar ve keklik faunayı oluşturur.

    Mevcut  Hizmetler ve Konaklama:
    Tabiat Parkının ziyaretçi dönemi Mayıs-Ekim  ayları arasındadır. Ziyaretçiler piknik imkanlarından yararlanabilirler.  

    Tabiat Parkında geceleme(Orman Bakanlığı Milli Parklar-Av Yaban  Hayatı Genel Müdürlüğü'ne ait bir bina olmakla birlikte)ve yiyecek  hizmetlerini park ziyaretçileri kendi olanakları ile karşılamaları  gerekir.

    Mesire Yerleri


    Kırkdilim Mesire Yeri:
    Osmancık yolu üzerinde bulunan bu mesire yerinin Çorum'a uzaklığı 25 Km.' dir .

    Sıklık Mesire Yeri: Çorum- Samsun karayolu üzerinde günübirlik gidilen İlimiz merkezine yakın bir mesire yeridir.

    Bahabey  Çamlığı:
    İlimiz Devlet Hastanesi bitişiğinde bulunan mesire yeri  ağaçlandırılmış olup, halkın piknik yaptığı ve eğlendiği mesire yeridir.  

    Sağmaca Suyu:
    Merkez İlçe Kuşsaray köyü sınırları içerisinde  Çorum Sağmaca içme suyunun temin edildiği kaynaktır. Ayrıca özel bir  firma tarafından kurulmuş alabalık üretim tesisi mevcuttur.

    İskilip  Elmabeli :
    İskilip'e 13 km. uzaklıkta İskilip-Tosya karayolu  üzerindedir. Altyapısı Orman İşletmesince büyük ölçüde tamamlanmış ve  bünyesinde oyun sahaları bulunan mesire yeri ; yöre halkının günü birlik  piknik, eğlence sportif ihtiyaçlarına cevap vermektedir

    Laçin  Köşk Evi Mesire Yeri: Laçin ilçemizde bulunan mesire yeri yüksek bir  alanda olup, bütün vadiyi görme imkanı mevcuttur. Çam ağaçlarıyla kaplı  ormanlık bir alana sahip olan mesire yeri halkın yaz aylarında piknik  amaçlı gittiği yerdir.

    Kaplıcalar

    Hamamlıçay Köy  Kaplıcası:
    Merkeze 12 Km. uzaklıkta Hamamlıçay Köyündedir. Bayanlara ve  erkeklere ayrı ayrı yüzme havuzu mevcuttur. 10 adet özel kabin vardır.  Suyu 42 derece sıcaklıkta olup; Romatizmal hastalıkları, cilt  hastalıkları ve böbrek taşlarının düşürülmesine iyi gelmektedir.

    Figani  Beke Kaplıcası:
    İlçenin 16 km. doğusunda, Mecitözü ilçesinin Figani  köyü yakınındaki Beke kaplıcasının vücut ısısındaki suyu oldukça boldur.  Su küçük bir havuzdan kaynayıp oradan büyük havuza aktarılmaktadır.

    Bu  kaplıcanın, idrar sökücü etkisiyle vücuttaki metabolizma artıklarının  idrar yoluyla atılmasında ve asit ortamında oluşan taşların  düşürülmesinde faydalı olduğu bilinmektedir.

    Yaylalar

    Kargı  Yaylası ( Eğinönü ):
    Kargı ilçesinin kuzeyindeki yüksek dağlık bölgede  yer alan yayla Çorum'a 140 km, Kargı'ya 26 Km uzaklıktadır. Bu bölgede  birbirine bağlantılı ; Eğinönü , Aksu, Karandu , Göl, Örencik, Karaboya,  Gökçedoğan yaylaları mevcuttur. Bu yaylalarda, yöresel yayla mimarisine  uygun yayla evleri geleneği halen devam etmektedir. Üzerlerinde  sonradan yapılan Aksu ve Gökçedoğan göletlerinde yetiştirilen  alabalıkları, yöreye özgü bitki örtüsü ve bol su kaynakları ile bir doğa  harikası görünümündedir.

    Abdullah Yaylası:
    Kargı ilçesinde ve  ilin en yüksek dağı olan Köse Dağı (2050) üzerinde yer almaktadır.  Çorum'a uzaklığı 114 km, ilçe merkezine 26 km'dir . İstanbul'u Samsun'a  bağlayan ve Osmancık İlçemizden geçen karayoluna 12 km mesafededir.

    Temiz  ve bol suyu bozulmamış doğası yanında, sarıçam, karaçam gibi diğer  kendine özgü bitki örtüsü ile görülüp konaklamaya değer yaylalardandır.  Bünyesinde 22 yataklı konaklama ünitesi , 120 kişilik restorant ve 1000  kişilik piknik alanı bulunmaktadır.

    Bayat Kunduzlu ve  Kuşcaçimeni Yaylaları: Çorum İli Bayat İlçesi sınırları içerisinde ve  ilçenin kuzeyinde dağlık Karatepe mevkiinde yer almaktadır. İl Merkezine  100 km. İlçe Merkezine 25 km. uzaklıktadır. Yöre halkı yayla geleneğini  bu yaylalarda sürdürmektedir. Özellikle Kuşcaçimeni yaylasında yaz  aylarında kamp amaçlı çadırlar kurulmaktadır. Zengin bitki örtüsü ile  kaplı olan yaylalarda sarıçam, karaçam ve köknar ağaçları dikkati  çekmektedir. Bol su kaynakları ve bozulmamış doğa yapısı ile yayla  turizmine elverişli alanların başında gelir.

    Ulaşım özel araçların yanı sıra; yaz aylarında haftasonları Belediye otobüsleri ile sağlanmaktadır.

    İskilip  Yaylaları:
    İskilip İlçesinin kuzeyin, sarıçam, karaçam, köknar, meşe  gibi yöreye özgü bitki örtüsü ile kaplı yüksek dağ silsilesi üzerinde  birbiri ile irtibatlı birçok yayla yer almaktadır.

    Bunlardan  İskilip-Tosya karayolu üzerinde bulunan Elmabeli - Beşoluk ve Çiçekli  yaylaları, aynı güzergahın 8.inci km.'sinden sola 17 km. gidildiğinde  Demirbükü ve Yalak yaylaları piknik ve mesire alanlarından iç turizmde  yoğun şekilde yararlanılmaktadır.

    Elmabeli yaylası: Yaylanın alt  yapısı büyük ölçüde tamamlanmış alt katı restaurant , üst katı otel  olarak kullanılan bir bina ile futbol ve voleybol oyun sahaları  mevcuttur. Ulaşım özel araçların yanı sıra; İskilip-Tosya arasında  çalışan ticari minibüsler, yaz aylarında Cumartesi ve Pazar günleri  Belediye otobüsleri ile sağlanmaktadır.

    Osmancık Yaylaları:  Başpınar beldesine 8 km. uzaklıkta olup , altyapısı büyük ölçüde  tamamlanmıştır. Çadırlarda konaklama mevcuttur.

    İncesu Kanyonu:  Ortaköy İlçesi İncesu Köyündedir. Özellikle tek giriş ve çıkışı bulunan  İncesu Kanyonu , 12.5 km uzunluğundadır.Genişlik 40-60 metre arasında  değişmektedir.Kanyonun her iki yamacı sarp kayalık olup , yer yer  ormanlık alanlara rastlamak mümkündür. Kanyon rafting ve trekking  sporları için uygun özellikler taşımaktadır. Bir doğa harikası olan  kanyon , görülmeye değer bir yerdir.



    ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ


    Evlenme  adetleri Çorum' da, ilçe ve köylerde genel olarak birbirine yakın  özellikler taşımaktadır. Evlilikler genellikle "görücü usulü"  yapılmaktadır.

    Evlenme İsteğini Belirtme

    Evlenme  çağına gelen gençlerin eş seçiminde ailelere önemli görevler  düşmektedir. Evlenmek isteyen damat adayı bu durumu annesine söyler.  İstenecek kız aile tarafından bulunup, beğenildikten sonra damat adayı  kız evine götürülür ve kız gösterilir. Eğer damat adayı kızı beğenirse  kız evine haber gönderilip fikirleri sorulur, kızı istemeye gelecekleri  haber verilir. Kız evi de kızlarının ve yakınlarının fikirlerini  aldıktan sonra söz kesme (kahve içme) tarihi belirlenir.

    Dünürlük ve Şerbet İçme

    Çorum'da  söz kesmenin diğer bir adı "kahve içme" veya "şerbet içme"dir. Her iki  tarafta birinci derece yakın akrabalarına haber verir. Dünürcüler bir  kez daha "Allah'ın emri peygamberin kavli üzerine" kızlarını oğullarına  istemeye geldiklerini söylerler. "Evet" cevabı alındıktan sonra kahveler  içilir, dua edilir. Oğlan ve kıza söz yüzükleri takılır. Nişan tarihi  kararlaştırılır.

    Nişan

    Nişan  çoğunlukla cumartesi veya pazar günü kız evinde yapılır. Akraba veya  komşulara ağızdan veya davetiye ile haber verilir. Eskiden bu işi yaşlı  kadınlar yapar ve bunlara "okuyucu" denirdi. Nişandan bir gün önce erkek  evi, kız evine baklava, et, kuruyemiş, şerbet ve kızın nişanda giyeceği  kıyafeti gönderir. Nişan günü kız evinde gelenlere yemek verilir.  Gelenler kıza takı takarlar. Kaynana tarafından gelinin yüzüğü takılır.  Nişanlılık süresinde bayram veya Hıdrellez günleri olursa hediyeler  gönderilir.

    Düğün

    Nişan  ile düğün arasındaki zaman erkek ve kız tarafının durumlarına göre  değişir. Kız ve düğün için gerekli olan eşyaları almaya çarşıya çıkılır,  buna "pırtı görme" denir. Düğün başlamadan komşuların da yardımıyla iki  taraf yemeklerini pişirirler. Düğünde damat en yakın iki arkadaşını  "sağdıç" seçer. Sağdıç damatla ilgilenir. Düğünler cuma akşamı başlayıp  pazar akşamı biter . Ayrıca yine oğlan ve kız evleri kendilerine birer  "kahya" seçerler. Kahya düğün boyunca gelen misafirler, davul ve  zurnacının ihtiyaçlar, yemeklerin dağıtımıyla ilgilenir. Bunun dışında  erkek evinde bir de "bayraktar" seçilir. Bayraktar, kınacı giderken ve  gelin alınmaya giderken önde bayrağı tutar. Cuma akşamı erkek evinde bir  tavuk kesilip, bayrak takılmasıyla düğün başlar.

    Kına Gecesi

    Cumartesi  günü kız evinde herhangi bir saatte "kına yürütme" yapılır. Erkek  tarafı iki veya üç kadını bir erkekle beraber kız evine "kınacı" olarak  yollar. Bunlar yanlarında kına, kuru yemiş, et, börek, tatlı ve kızın  gelinliğini götürürler. Yine duruma göre kızın kınada giyeceği kıyafeti  de erkek tarafı alıp götürebilir. Ayrıca davul ve zurna da kınacılarla  gider. Gelen kınacılara yemek verilir. Kınacılar kızı giydirip  süslerler, kızı ortaya getirip oturturlar, yüzüne allı bir yazma  örterler, kına türküleri ve ilahi okurlar. Kızı ve orada bulunanları  ağlatırlar. Bittikten sonra kızın avucuna para veya altın konup kınası  yakılır. Orada bulunanlara da bu kınadan dağıtılır. Arkasından kuru  yemiş ve limonata ikram edilir. Kız annesinin elini öper ve sarılıp  ağlaşırlar.

    Kına bittikten sonra davul ve zurnayla halay çekilir.  Gelen kınacılar o gece kız evinde kalırlar ve bunlara "gelinin  yengeleri" denir. Kızın en yakın arkadaşları da o gece kızın yanında  kalırlar. O gece erkek tarafında da damada kına yakılır. Kınadan önce  kız tarafı, oğlan evine "damat bohçası" denilen içinde damadın düğünde  giyeceği kıyafet, pijama, cüzdan, çorap, saat gibi şeylerin bulunduğu  bohça gönderir.

    Gelin Getirme

    Pazar  günü kız evinde vedalaşmalar olur. Kız gelinliğini giyip bekler. Erkek  evinin büyük bir kısmı, kayınvalide hariç, gelini almaya gider. Bu  sırada kız evinin kapıları kilitlenir. Düğünün kahyası gelip kapıyı  tutanlara bir miktar para verir kapıyı açtırır. Gelinciler içeri girip,  geline bakarlar. Gelinin ağabeyi veya erkek kardeşi kırmızı kuşağı  dualar okuyarak, gelinin beline üç kez dolayıp takar. Gelin bir kolunda  babası, diğer kolunda damat ile evden çıkar. Bu esnada kızın çeyizi de  taşınmaktadır. Dualar okunup, gelin arabaya bindirilir. Gelin alayı  dolaşarak erkek evine gelir. Oğlan evine gelindiğinde, kayınvalide  gelinin önünde çömlek kırar; gelinin bütün kötü huyları böyle kırılsın  diye, başından kuru yemiş, şeker, bozuk para atar;bereketli olsun, evine  yağ gibi sıvansın diye kapının girişine yağ sürdürülür.

    HIDRELLEZ

    Çorum  bölgesinde, Hıdrellezin Hızır Aleyhisselam ile İlyas Peygamberin  buluştukları gün olduğu inancı vardır. İl' de hıdrellezin gelişi  sevinçle karşılanmaktadır. Çünkü kışın bittiğine, yazın geldiğine,  bolluk ve bereket dolu günlere ulaşıldığına inanılır. Bu nedenle yazın  başlangıcı sayılan 6 Mayıs hıdrellez gününde bir bayram sevinci yaşanır.  Hıdırlık, Erzurum Dede, Sıklık Boğazı, Bağlar en çok gidilen yerlerdir.
    Buralara  gitmek için bir-iki gün önceden hazırlık yapanlar vardır. Hazırlık  olarak yeni giysiler hazırlanır; çörek, börek, yaprak dolması, bulgur  kaynatması yapılır. Birlikte yenilir, içilir. Genellikle genç kızlar  arasında dalya, atlankaya ve okkel oyunları oynanır. Erkekler bu  eğlencelere katılmazlar. Hıdrellez gecesi veya günü arzulanan dileklerin  gerçekleşmesi için dualar edilir.

    DOĞUM

    Çorum'da  doğum olayına büyük önem verilir. Çocuğu olmayan kadınlar, yatırlara,  tekkelere giderek adaklar adar, dilekte bulunurlar. Hamile kadının  karnının sivriliği olan yaygınlığı, kız doğuracağına yorulur. Hamile  kadın göğüslerine süt geldiğinde bir bardak suya sütünden damlatılır.  Sütü sağılmazsa bebeğin oğlan, dağılırsa kız olacağına inanılır. Doğan  çocuğun göbeği kurutulduktan sonra saklanır. Çocuklar ilk altı ay tam,  sonra yarım kundaklanır. Yörede bebeğin altına konan toprağa "Öllük" adı  verilir.
    Çocuk kırklamadan dışarıya çıkarılmaz. Konuşamayan  çocuklar, Kapalı Dede'ye götürülür. Buradaki kazanın kapağından çocuğa  su içirilir. Dilaltı varsa Karaözler Ocağı'nda kestirilir. Çok ağlayan  ve uyumayan çocuklar Dut Dede'ye götürülür. Oradaki taşa bağlanarak bir  süre yalnız bırakılır. Taştaki oyuğa üç mum dikilir. Sürekli öksüren  çocuk üç kez öksürük deliğinden geçirilir. Öksürük deliği büyük bir  taşın oyulmasıyla meydana gelmiştir. Çocuk bu delikten geçirilmeden önce  taşın çevresine arpa serilir.
    Karnı çok şişen çocuklar Kerebigazi'ye  götürülür. Karnı türbenin kapısına ya da taşına sürtülür. Çeşmenin  suyundan içirilir. Delilik belirtisi gösteren çocuklar, Aptalata  köyündeki yatıra götürülür. Başına yatırın sarığı giydirilir. Ve direğe  bağlanarak 2-3 saat bırakılır. Çocuğun ilk dişi çıktığında "diş hediği"  yapılır. Gelenlere kaynatılmış buğday, kuru yemiş ve yaş meyve sunulur.  Kaynatılmış buğdayın 32 tanesi bir ipe dizilerek çocuğun boynuna  takılır. Gelen misafirler çocuğa hediye getirir. Çorum'da çocukla ilgili  geleneklerden biri de "beşik kertmesi" denilen beşikte nişanlanma  olayıdır.

    YÖRESEL YEMEKLER:

    Çatalaşı:

    Yeşil  mercimek, yarma (kırık) ve soğan ile yapılır. Soğan tereyağında  kavrulur. Üzerine nane eklenir. Su koyup kaynatılır. Mercimek ilave  edilir. 20 dk. kaynatıldıktan sonra 3 bardak sıcak su ilave edilip,  yarma eklenir. 20 dk. kadar kaynatılıp tuzu eklenir. Daha sonra bir  müddet kısık ateşte bırakılıp servis yapılır.

    Düğün Çorbası:

    Süzme  yoğurt (torba yoğurt) yumurta ve unla iyice ezilip karıştırılır.  Üzerine süt, tavuk suyu, yeterli miktarda ılık su ilave edilip  kaynayıncaya kadar sürekli karıştırılır. Ayrı bir yerde iki yumurta,  alabildiğince un yoğrulup açılır. Badem şeklinde kesilip tereyağında  kızartılır. Pişmiş çorbanın üzerine dökülür. Ayrıca tereyağı ve kırmızı  biber kızartılıp sos olarak üzerine dökülür ve sıcak servis yapılır.

    Madımak:

    Adının  türkülere konu olduğu madımak; Orta Anadolu'nun bilinen en eski  yemeklerindendir.Madımak, soğan, bulgur, tercihe göre pastırma veya  çemen ile yapılır. İnce ince kıyılan madımaklar yıkanır. Soğanlar  tereyağında kavrulur, pastırma ilave edilir. Sıcak su konulup kaynatılır  ve en son madımak ve bulgur konularak pişirilir.

    Keşkek:

    Yarma,  et, soğan ile yapılır. Yarmalar akşamdan ıslatılır. Tencerede soğan,  et, kırmızı biber, tuz, tereyağı ile kavrulur. Bir su bardağı sıcak su  ilave edilir. On beş dakika kaynatılır. Yarma on su bardağı sıcak su ile  birlikte tencereye ilave edilir. Kaynayınca kapağı kapatılır kenarları  hamur ile çerçevelenir. Bir parmak sığacak şekilde delik bırakılır.  Kısık ateşte iki saat pişirilir.

    İskilip Dolması:

    Pirinç,  et, soğan ile yapılır. Islatılmış pirinçler tereyağında kavrulur.  Üzerine sıcak su eklenir, dinlenmeye bırakılır. Ayrı bir kapta et yağ  ile kızdırılır. Soğan ve sıcak su ilave edilir. Et kaynayınca üzerine  sacıyak, bunun üzerine de tepsi yerleştirilir. Haşlanan pirinçler bir  bez torbaya konularak bu tepsinin üzerine konur. Tencerenin kapağı  kapatılarak kapak kenarları hamurla sıvanır, herhangi bir yerine bir  parmak sığacak şekilde delik bırakılır. ( Buhar çıkması için) Kısık  ateşte dört saat pişirilir.

    Ortalık :


    Kuzunun  pirzolalık yerinden yapılır. Çatala gelecek şekilde kesilir,  tereyağında kızartılır. Bir tencereye konup yanan közün içerisine  yerleştirilip üzerine bir tepsi konur ve saç kapatılır. Susuz olarak  pişirilir.

    Çorum Mantısı:

    İçleri  kıyma konulup kapatılan mantılar tek sıra halinde bir tepsiye dizilir,  kısık ateşte kızartılır, yoğrulmuş olan mantının hamurundan küçük bir  hamur açılıp kızaran mantıların üzerine kapatılır. Salçalı, tereyağlı,  et suyu ile hazırlanan sos bu hamurun üzerine dökülür. Biraz kaynadıktan  sonra üzerindeki yufka ters çevrilir. Daha sonra ocaktan indirilip  bıçakla kesilir ve servis yapılır.

    Tel Tel:

    Un  ağır ateşte kavrulur. Su, şeker ve limon tuzu kaynatılarak ağda  yapılır. Tepsi tereyağla yağlanıp ağda bu tepsiye yayılır. Serin bir  ortamda dondurulur. Tepsi ocağın üzerinde 2 dakika kadar ısıtılır. Ağda  rulo yapılarak tepsiden kaldırılır. İki kişi ağdayı ellerine alıp  sıkarak yumuşatırlar. Yumuşayan ağda elle sıkılarak 65 kez çevrilir.  Tepsiye kavrulmuş un yayılır. Ağda bu tepsinin içine konularak unla  birlikte çevrilir. Saç teli kıvamına gelince tel tel olmuş demektir.  Kesilerek servis yapılır.

    Gül Burma:

    Hazırlanan  baklava hamurunun üzerine ıslak bez örtülüp yarım saat dinlendirilir.  Yumurta şeklinde parçalar alınıp üzerine nişasta serpilerek yufka  şeklinde açılır. Açılan yufkalar bir bez üzerinde hafif kurumaya  bırakılır. Daha sonra paralel kesilip içine ceviz konularak gül şeklini  alacak şekilde burularak yağlanmış tepsiye dizilir. Bu şekilde kuruması  için bir gün bekletilir. Üzerine kızartılmış yağ dökülüp fırında  kızartılır. Hazırlanan şerbet sıcak olarak dökülür.

    Çorum Baklavası (Lüle Baklava-Sıkma Baklava-Sıyırma):

    Baklava  hamuru açılıp özellikle bu tatlı için kullanılan "oka" konur ve iki  tarafından katlanır. İki tarafından hamur sıkıştırılır ve iç kısım oluk  şeklinde boş kalır. Tepsiye dizilen baklavaları bir akşam bekletip  kurutulur. Daha sonra yağı ve şerbeti dökülüp, üzerine ceviz serpilir.

    Hasıda:

    Pekmez,  buğday nişastası, sıvıyağ, tereyağından yapılır. Su, pekmez, nişasta  karıştırılır. Sıvıyağ tavada kızdırılır. Karıştırılan pekmezli nişasta  tavaya yavaş dökülür, karıştırılarak pişirilir. Top top olmaya  başlayınca üzerine kızdırılmış tereyağı dökülüp tahta karıkla  ufaltılarak karıştırılır. Soğuk olarak servis yapılır.

    Karaçuval Helvası:

    Un,  tereyağı, pekmez şekerden yapılır. Un tavada rengi koyulaşıncaya kadar  karıştırılarak kavrulur, koyulaşınca tereyağı ilave edilip iyice  yedirilir. Kara pekmez, toz şeker, ceviz içi ve soğuk su birbirine  karıştırılıp unun üzerine dökülür. İyice karıştırılıp yumurta  büyüklüğünde parçalar yapılır ve üzerine isteğe göre hindistan cevizi  dökülür.

    YÖRESEL GİYİM:
    HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:


    Kullanılan Sazlar:
    Çorum halk oyunlarının temel iki enstrümanı davul ve zurnadır.
    Oyunlar  genellikle halay ve türkülüdür. Oyunların bir kısmı sözlü, bir kısmı  sözsüz, tabiat özlü (çekirge) ve aşk konulu (dillala, iğdeli gelin)  oyunlar içerir. Oyunlar genellikle disiplinli, bağlı ve dizi halinde  oynanır. Serbest oynanan oyunlar da vardır. (dillala)

    Çorum Halayı:

    6 erkek oyuncu tarafından davul, zurna eşliğinde oynanır. Oyun 3 bölümdür:

    1. Ağırlama
    Türküsü:
    Name de name yazdırdım
    Sokuya aman aman
    Her gelen geçen okuya aman aman
    Eğilin de sunalar eğilin aman aman
    Doğrulun da efeler doğrulun aman
    Baştaki oyuncunun yerine gelmesi ile müzik değişir,
    2.ikileme
    Türküsü:
    Karşıda kürt evleri hele yandım
    Yayılır develeri Elmasım hey
    Oturmuş inek sağar hele yandım
    Terliyor sinesi Elmasım hey
    Diley diley o da mı yalan
    Ben seni sevdim bu da mı yalan
    Karşıda kavun yerler hele yandım
    Otursak bizde yesek ne derler Elmasım
    Şu şunu sevmiş derler Elmasım hey
    Nakarat
    3.yellendirme
    Türküsü :
    Sandık üstünde sandık
    Tez sevdik tez usandık
    Yanıldık meyil verdik
    Seni bir adam sandık

    İğdeli Gelin
    Kız  ve erkeklerin beraber oynadığı bir halk oyunudur. Bir erkek bir kız  olacak şekilde el ele tutuşan gençler bir halka oluşturur.
    Türküsü:
    Kız pınar başında yatmış uyumuş yar
    Ela gözlerini uyku bürümüş
    Evvel küçücüktü şimdi büyümüş yar
    Derdimin dermanı iğdeli gelin
    İğdesin aldırmış sevdalı gelin
    Türkü bitince davul zurna başlar.Davul zurna susar, halka daraltılarak başka bir kıta söylenir :
    Kız pınar başında testi doldurur yar
    Testinin kulpuna şahin kondurur
    Kız senin bakışın beni öldürür yar
    Derdimin dermanı iğdeli gelin
    İğdesin aldırmış sevdalı gelin

    Dillala

    Dillala  oyunu 6 kız 6 erkekle oynanmakta ancak, aktif olarak oynayanlar 6 erkek  ve bir kızdır. Diğer kızlar figüran olarak arka planda ve hareketsiz  durmaktadırlar.

    Çekirge

    Yakın  geçmişe kadar halkın geçim kaynağını genellikle tarım teşkil ederdi.  Ancak, çiftçinin en büyük korkusu ürün olgunlaşınca ortaya çıkan çekirge  sürüsüdür. Halk tüfek atıp, teneke çalarak, gürültü çıkarıp bu afeti  uzaklaştırmaya çalışır. Çorum halkı bu canlıdan o kadar bezmiştir ki bu  oyunu oluşturup türküsünü yazmıştır.
    Oyun, davul zurna eşliğinde 6  kız, 6 erkekle oynanır. Bir kız bir erkek olmak üzere, eller omuzlar  üzerinde bir halka meydana getirilir. Oyunun figürleri çekirgenin  hareketlerine uygun şekilde düzenlenmiştir.
    Türküsü:
    Çekirgeyi hayladılar yazıya.
    Ot kalmadı koyun ile kuzuya
    Eğri butlu sivri butlu çekirge
    Malımın ortağı mısın çekirge?
    Canımın ortağı mısın çekirge?
    Davul-zurna çalıp tekrar susunca oyuncular tarafından diğer bir kıta söylenmeye başlar:
    Çekirgenin ayağında lalini (nalını)
    Bende sandım kaymakamın gelini
    Eğri butlu sivri butlu çekirge
    Malımın ortağı mısın çekirge?
    Canımın ortağı mısın çekirge?

    Çorum'da Oynanan Diğer Halk Oyunları
    Benli, Miço, Bediriş, Sarıkız

    SEMAH

    Semahlar  dinsel niteliği ağır basan oyunlardır. Törensel yapıya, kurallara uygun  olarak gerçekleştirilen bir oyundur. Esas olarak, deyiş eşliğinde  (bağlama) sazla oynanır. Semahlarda felsefi bir düşünce çağrışımı  vardır, sanatlı deyişlerle söylenir.

    <a  href="http://www.musicwebtown.com/community/player/flashplayer/xspf_player.swf?autoplay=true&repeat_playlist=true&playlist_url=http://www.musicwebtown.com/cuneyt1/198365/198365.xspf"   target="_blank">http://www.musicwebtown.com/communi...town.com/cuneyt1/198365/198365.xspf</a>[​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     


    Şunlar da ilginizi çekebilir:
    Yozgat - Tarihi ve Turistik Yerleri   (11 Temmuz 2011)
    Adıyaman - Tarihi ve Turistik Yerleri   (11 Temmuz 2011)
    Yalova - Tarihi ve Turistik Yerleri   (11 Temmuz 2011)
    Bingöl - Tarihi ve Turistik Yerleri   (11 Temmuz 2011)
    Karaman - Tarihi ve Turistik Yerleri   (11 Temmuz 2011)
    Giresun - Tarihi ve Turistik Yerleri   (1 Temmuz 2011)

Sayfayı Paylaş